Ana içeriğe git

Dijital İz Yazıları / Bloglar

Dünyadaki herkese

Yapay Zeka Eğitiminde Ücretsiz Kaynaklar: 

Uluslararası ve Türkiye Perspektifi

Yapay zeka teknolojileri hızla gelişmekte, eğitim dünyası da bu dönüşümün önemli bir parçası haline gelmektedir. Günümüzde öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar, yapay zeka araçlarını öğrenme süreçlerine entegre etmek; etik, sosyal ve teknik boyutlarını anlamak için açık erişimli kaynaklara yönelmektedir. Bu makalede, hem yurtdışında yaygın olarak kullanılan ücretsiz yapay zeka eğitimleri hem de Türkiye’de erişilebilir ve ücretsiz olan seçenekler bir araya getirilerek, eğitim dünyasına katkı verecek bir perspektif sağlanmaktadır.

 

Uluslararası Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Uluslararası platformlarda ücretsiz sunulan yapay zeka eğitimleri, hem teknik hem de kavramsal düzeylerde geniş içeriklerle dikkat çeker. Örneğin University of Helsinki ile MinnaLearn iş birliğiyle sunulan Elements of AI kursu, katılımcılara yapay zekânın temel kavramlarını, makine öğrenmesini ve etik boyutlarını anlaşılır bir dille aktarmaktadır. Google’ın kısa süreli modülleri Intro to Generative AI ve Machine Learning Crash Course ise sırasıyla üretken yapay zekanın temellerini ve makine öğrenmesinde algoritmaları uygulamalı biçimde öğretmektedir. MIT OpenCourseWare, üniversite düzeyinde derin içerikler sunarak algoritmalar ve yapay zekânın felsefi boyutlarına değinirken, Coursera üzerindeki DeepLearning.AI dersleri büyük dil modelleri ve prompt mühendisliği üzerine odaklanmaktadır. AI4All’ın AI Literacy Course programı ise etik, toplumsal etkiler ve yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmeye yöneliktir.

 

Türkiye’deki Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Türkiye’de kamu kurumları, üniversiteler ve ulusal programlar aracılığıyla birçok ücretsiz yapay zeka eğitimi sunulmaktadır. BTK Akademi, bu alandaki en yaygın kaynaklardan biri olup Yapay Zeka ve Algoritmalarına Giriş, Üretken Yapay Zeka, Yapay Zeka Etik ve Yapay Zeka ile Yazılım Geliştirme gibi kurslarla geniş bir yelpaze sunmaktadır. Gazi Üniversitesi Eğitimde Üretken Yapay Zeka Uygulamaları eğitimi öğretmenlere yönelik hazırlanmış olup pedagojik uygulamalarla desteklenmektedir. TÜBİTAK’ın Bilgem ve BİDEB aracılığıyla düzenlediği programlar araştırmacılara yöneliktir. YÖK’ün Veri Analizi Okulu ise veri bilimi ve yapay zekâ temellerini kapsayan önemli bir giriş niteliği taşır.

 

Ücretsiz yapay zeka eğitimleri, hem ulusal hem de uluslararası ölçekte katılımcılara geniş fırsatlar sunmaktadır. Öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için erişilebilir olan bu kurslar, yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda etik ve toplumsal boyutlarda bilinç geliştirmeyi de hedeflemektedir. Türkiye’de BTK Akademi, TÜBİTAK ve üniversiteler tarafından sağlanan ücretsiz eğitimler, yerel bağlamda değerli bir katkı sunarken, uluslararası programlar da global standartlara erişimi mümkün kılmaktadır.

 

Başlıca Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Eğitim Adı

 

Platform / Kurum

 

Odak / İçerik

 

Hedef Kitle

 

Elements of AI

 

University of Helsinki & MinnaLearn

 

YZ temelleri, ML, etik

 

Genel katılımcılar

 

Intro to Generative AI

 

Google Cloud

 

Üretken YZ temelleri

 

Başlangıç seviyesi

 

Machine Learning Crash Course

 

Google Developers

 

ML algoritmaları, uygulamalar

 

Üniversite öğrencileri

 

DeepLearning.AI (audit)

 

Coursera

 

Dil modelleri, prompt mühendisliği

 

Teknik bilgi sahipleri

 

MIT AI Dersleri

 

MIT OCW

 

Algoritmalar, öğrenme modelleri

 

Üniversite seviyesi

 

AI Literacy Course

 

AI4All

 

YZ okuryazarlığı, etik

 

Lise & üniversite öğrencileri

 

Yapay Zeka ve Algoritmalarına Giriş

 

BTK Akademi

 

Temel YZ kavramları

 

Yeni başlayanlar

 

Üretken Yapay Zekâya Giriş

 

BTK Akademi

 

Metin / görsel üretim

 

Orta seviye kullanıcılar

 

Yapay Zeka Etik

 

BTK Akademi

 

Etik ve sorumlu kullanım

 

Genel katılımcılar

 

Yapay Zeka ile Yazılım Geliştirme

 

BTK Akademi

 

YZ + yazılım entegrasyonu

 

Yazılımcılar

 

Yapay Zeka Araçları Kullanımı

 

BTK Akademi

 

Metin/görsel/ses üretim araçları

 

Proje geliştirenler

 

Eğitimde Üretken YZ Uygulamaları

 

Gazi Üniversitesi

 

YZ araçlarıyla pedagojik uygulamalar

 

Öğretmenler

 

Veri Analizi Okulu

 

YÖK

 

Veri analizi, istatistik, YZ

 

Üniversite öğrencileri

 

İşletmelerde Yapay Zeka

 

TÜBİTAK BİDEB

 

YZ’nın iş dünyasındaki rolü

 

Araştırmacılar & lisansüstü

 

 

Kaynakça

 

·       University of Helsinki - Elements of AI: https://www.elementsofai.com

·       Google Cloud Skills Boost - Intro to Generative AI: https://cloudskillsboost.google

·       Google Developers - Machine Learning Crash Course: https://developers.google.com/machine-learning/crash-course

·       Coursera - DeepLearning.AI Courses: https://www.coursera.org/deeplearningai

·       MIT OpenCourseWare - Artificial Intelligence: https://ocw.mit.edu

·       AI4All - AI Literacy: https://ai-4-all.org

·       BTK Akademi: https://btkakademi.gov.tr

·       TÜBİTAK BİLGEM: https://bilgem.tubitak.gov.tr

·       YÖK Veri Analizi Okulu: https://www.yok.gov.tr

·       Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi: https://gazi.edu.tr

 

[ Değiştirildi: Pazartesi, 5 Ocak 2026, 1:00 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Yapay Zeka  destekli eğitim, öğrenme ve öğretme süreçlerini iyileştirmek, kişiselleştirmek ve verimli hale getirmek için yapay zeka teknolojilerinin kullanılmasıdır. Ancak PYP (İlk Yıllar Programı) için yapay zeka sadece teknoloji kullanmaktan öte; sorgulama temelli öğrenmeyi derinleştiren, kavramsal anlayışı güçlendiren ve öğrenen profilini destekleyen araçlar ve stratejiler sunmak demektir.

Bu yaklaşım, öğretmenlerin rolünü kökten değiştiriyor.

1. Öğretmenin Yeni Rolü: Rehber ve Mentor

Yapay zeka, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını ve sorgulama hızlarını analiz ederek öğretmene her öğrenci için özel öğrenme yolları ve kaynaklar belirlemesinde destek olur. Bu sayede öğretmenler, değerlendirme ve içerik bulma gibi rutin görevlerden kurtularak daha yaratıcı bir rehber ve mentor rolüne geçer.

Yapay zekanın  sağladığı anlık veri ve kişiselleştirilmiş geri bildirimler, öğretmenlerin odak noktasını idari işlerden alıp, derin düşünmeyi teşvik eden pedagojik liderliğe taşır.

2. Yapay Zeka Destekli PYP Etkinlik Örnekleri

Yapay zeka araçları, soyut PYP kavramlarını somutlaştırmak ve öğrencileri sorumlu eyleme geçirmek için güçlü bir potansiyel sunar. Sınıf seviyeleri düzeyinde ve temalarada yapılan çalışmaların örneklerini bir inceleyelim.

1. Sınıflar Düzeyi

Tema: Bulunduğumuz Zaman ve Mekan (Kavramlar: Değişim, Bağlantı)

Araç: AutoDraw ile Yapay Zeka Destekli Çizim

  • Etkinlik: Öğrenciler geçmişteki bir sanat eserinin (örneğin, ilk fotoğraf makinesi) kabataslak çizimini yaparlar. AutoDraw, öğrencinin özensiz çizimini anında tanıyıp mükemmel bir şekle dönüştürerek, bugünün (modern kamera/telefon) çizimlerini yanına ekler.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu görsel karşılaştırma, Değişim ve Bağlantı kavramlarını somutlaştırır ve öğrencileri doğrudan kavramsal sorgulamaya yönlendirir.

Tema: Gezegeni Paylaşma (Kavramlar: Bağlantı, Nedensellik)

Araç: Seek by iNaturalist ile Doğa ile Tanışma

  • Etkinlik: Öğrenciler okul bahçesinde gördükleri bir bitkinin fotoğrafını çeker. Yapay zeka, anında o canlının adını ve bilgisini verir.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu anlık tanıma özelliği sayesinde, soyut olan Bağlantı ve Nedensellik kavramları somutlaşır. Öğretmen, bu bilgiyi kullanarak öğrencilere "Bu canlıyı koruma seçimimiz, doğal yaşamı nasıl etkiler?" diye sorar ve 6-7 yaşındaki çocukların sorumlu eyleme geçişini sağlar.

2. Sınıflar Düzeyi

Tema: Kendimizi İfade Etme Yollarımız (Kavramlar: Bakış Açısı, Biçim, Sorumluluk)

Araç: Quick Draw ile Yapay Zeka Desteği

  • Etkinlik: Öğrencinin çizdiği beden dili biçimi (Örn: Çapraz kollar) yapay zeka tarafından hızla tanınır.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu anlık geri bildirim, öğrencilerin kendi Bakış Açısı ile dış dünyadan gelen algı arasındaki Sorumluluğu sorgulamasını sağlar: "Benim kızgınlık Biçimim, yapay zeka ve diğer insanlar tarafından aynı mı anlaşılıyor?" Bu keşif, onları kendi ifade biçimlerini daha dikkatli kullanmaya ve iletişim sorumluluğunu fark etmeye yönlendirir.

Araç: Adobe Character Animator ile Animasyon Oluşturma

  • Etkinlik: Öğrenciler mimiklerini ve seslerini kullanarak duygularını anlatan kısa bir animasyon oluşturur. YZ, öğrencinin mimiklerini gerçek zamanlı olarak seçtiği sanal karaktere yansıtır.

  • Kavramsal Sorgulama: Öğrenciler, kendi yüz ifadelerinin dijital bir karaktere anında nasıl Biçim verdiğini görerek, duygularını ifade etme gücünü somut bir şekilde deneyimler. Bu süreç, ifadelerinin başkaları üzerindeki Etkisini ve iletişim Sorumluluğunu fark etmelerine yardımcı olur.

3. Sınıflar Düzeyi 

Tema: Kendimizi Düzenleme Biçimimiz(Kavramlar: İşlev, Sorumluluk, Nedensellik)

Araç: Canva Magic Studio (Metinden Görsele) & Kontrollü Chatbot

  • Bilgi Toplama: Öğrenciler, kontrollü bir Chatbot arayüzü kullanarak seçtikleri bir kurumun (Örn: Okul/Belediye) temel işlevleri ve çevre üzerindeki nedensel etkileri hakkında bilgi edinir.

  • Görselleştirme: Edindikleri bilgileri kullanarak Canva Magic Studio'nun Metinden Görsele özelliğine geçerler. Kurumun sorumlu ve sorumsuz davranışlarının sonuçlarını anlatan zıt komutlar girerler (Örn: "Kirli nehir" ve "Temiz su kullanan mutlu şehir").

  • Sorgulama ve Eylem: Yapay Zeka'nın ürettiği iki çarpıcı görseli yan yana kıyaslayarak , kurumun İşlev ve Sorumluluk kavramlarının toplumsal yaşantı üzerindeki etkisini somut bir ürünle (Afiş) sergileme eylemine geçerler.

Tema 2: Dünyanın İşleyişi(Kavramlar: Bağlantı, İşlev, Nedensellik

Araç: Canva Magic Studio (Metinden Görsele)

  1. Görsel Üretimi: Öğrenciler, Canva Magic Studio'nun Metinden Görsele özelliğini kullanarak doğadaki döngü aşamalarını (Örn: Karbon döngüsü, su döngüsü) anlatan detaylı ve açıklayıcı görseller üretirler.

  2. Kavramsal Somutlaştırma: Yapay zeka, karmaşık bilimsel veriyi basit, estetik ve görsel olarak anlaşılır bir biçime dönüştürür.

  3. Eylem: Öğrenciler, bu yapay zeka destekli görsel döngüleri bir araya getirerek, eğitim ve sunum materyali olarak kullanma eylemine geçerler (sınıf panosu veya arkadaşlarıyla paylaşım).

4. Sınıflar Düzeyi

Tema: Kim Olduğumuz (Kavramlar: Biçim, İşlev, Nedensellik)

Araç: Canva Magic ile Kodlama (Bilgi Kartı Hazırlama)

  1. Sorgulama ve Özetleme: Öğrenciler, Canva Magic gibi yapay zeka destekli araçları kullanarak hakların türleri, yapısı ve haklarını kullanan bireyin çevresine etkilerini yansıtan bir "Bilgi Kartı" hazırlarlar.

  2. Kavramsal Analiz: Hazırlanan bu kartlarda her öğrenci:

  3. Bir hakkın biçimini tanımlar.

  4. O hakkın işlevini açıklar.

  5. Bu hakkı sorumlu şekilde kullanmanın çevrede nasıl bir sonuç (neden–sonuç ilişkisi) oluşturduğunu örnekle gösterir.

Sonuç olarak: Yapay zeka destekli araçlar, PYP eğitim felsefesiyle birleştiğinde, öğretmenleri idari yüklerden kurtarıp öğrencileri derin, kavramsal sorgulamaya ve sorumlu eyleme geçmeye teşvik eden kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunar. Bu, geleceğin küresel vatandaşlarını yetiştirme vizyonu için kritik bir adımdır.

[ Değiştirildi: Pazartesi, 22 Aralık 2025, 2:54 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Google Workspace Studio — Yapay Zekâ ile Ofis Otomasyonu Başladı

Google, kullanıcıların kod bilgisi gerekmeden dakikalar içinde yapay zekâ ajanları oluşturmasına olanak tanıyan “Google Workspace Studio”’yu resmen kullanıma sundu.

Bu yeni araç, Gemini 3’ün çok modlu anlayış yeteneklerinden yararlanıyor; Gmail, Drive, Chat ve diğer Workspace uygulamalarıyla tam entegrasyon sayesinde günlük ofis görevlerinden karmaşık iş akışlarına kadar pek çok süreci otomatikleştirmeye imkân veriyor.

Örneğin, Gmail’de çalışan bir ajan, arama yanıtlamadan takvim planlamaya veya dosya düzenlemeye kadar görevleri yerine getirebilir bu da özellikle zaman alan idari işler ve rutin görevleri büyük ölçüde azaltmayı hedefliyor.

Google böylece yalnızca üretkenlik araçlarını değil, yapay zekâ destekli otomasyonu da herkes için erişilebilir hâle getiriyor; firmalar ya da okullar için dönüşüm potansiyeli yüksek bu adım, modern çalışma ve eğitim ortamlarının kitlesel yeniden şekillenmesinin işareti sayılabilir. 

 

kaynakça :

https://timesofindia.indiatimes.com/technology/tech-news/google-introduces-workspace-studio-brings-ai-agents-to-gmail-drive-and-chat/articleshow/125759879.cms?utm_source=chatgpt.com

[ Değiştirildi: Cuma, 5 Aralık 2025, 4:06 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Eski Yunan’dan başlayalım yazımıza, eskiyi severiz. Sımsıkı sarılıyız köklerimize. Açıktır
nedeni: Yenilik korkutur, risktir yeni, değişimdir. Oysa eski öyle mi? Mis gibi bilindik, sımsıcak
tanıdık melodilerle sarmalanmış… Sıkıca sarar sarmalar bizi. Tam saramasa bile, bizi hiç
saramayacak olandan iyidir. Çünkü yeninin eskimiz kadar olamama ihtimali de durur cepte
bir ihtimal olarak. Ve bunu kucaklamak, gelecek olana meydan okumak, o kadar kolay
değildir. Belki de hiç değildir. Kolay olmak da nedir ayrıca, nerede vardır? Kim kaybetmiştir ki
biz bulacağızdır?
Herakleitos, eşitliğe ve dolayısıyla demokrasiye inanmayan bir düşünürdü. Ona göre halk,
anlayışsız ve her şeyin dış görünüşüne inanan bir yığından ibaretti. Buna göre yönetim, eşit
kabul edilen vatandaşa bırakılmaması gereken ciddi bir işti. Bu önemli görev, seçkin(elit) bir
azınlığın hakkı olmalıydı.
Günümüzde söz sahibi olan siyasi anlayışlar da değişerek ve belki de gelişerek oluşmuştur.
Elbette oluşumlarında eski Yunan düşünürlerinin ve demokrasi eleştirilerinin payını
görmezden gelemeyiz. 19.yüzyılda önce Hegel’in ortaya koyduğu ardından Marks’ın
geliştirdiği diyalektik yönteminin kökleri de Herakleitos düşüncesinden evrilmiştir aslında.
Buna göre evren sürekli bir oluş, bir süreçtir. Evrende zıtlıklar sürekli olarak çatışır, birbirini
izler. Sıcak soğuk olur, soğuk da sıcak… Yaş kuru olur, kuru da yaş... “Aynı nehirde iki kere
yıkanılmaz.” der Herakleitos. Neden mi? Çünkü sular da değişir; akar, gider. Bugünkü nehir
artık dünkü nehir değildir. O su başka su ile yer değiştirmiş, ‘başka’ olmuştur. Görüntünün
aynı olması, içinin aynı kaldığını ne kadar doğrular? Görünen dünkünün aynıdır ama sadece
görünüşte dünküne benzer.
Kendimize çevirdiğimizde aynayı, ki oldukça zordur, hangimiz aynı kaldığımızı düşünüyoruz
bugün? Mesela şunu görebiliriz: Doğadaki diğer canlılara göre daha korunaksız ve aciz bir
durumda olan insan, türünü devam ettirebilmek için topluluk halinde yaşamak ve
yardımlaşmak zorundadır. Toplu yaşama zorunluluğunun farkına varan insanlar, iş bölümüne
dayalı bir sözleşmenin mecburiyetini kavramış ve devlet de aslında bu gereklilikten
doğmuştur. İnsan, değişime mecburdur. Değişmiştir, değişecektir. Belki de buna mahkumdur.
Bazen tek kelime öyle değiştirir ki algımızı; alternatif seçmek/getirmek belki ondan tercihimiz
olur; benim olduğu gibi, tam da şu anda. Bu bile değişime, tercihe açık oluşumuzu
doğrulamaz da ne yapar? Sürekli bir evrilme içinde olan insan, Herakleitos’un dediği gibi bir
yığından ibaret olmadığı da kanıtlamıştır. Çünkü söz konusu yaklaşım insanın doğasına,
sözleşme kuramına aykırıdır. Bunu ilk ifade cesaretinde bulunan sofistler kadar olamasak da
aynı toplum içinde yaşayan insanların bu kadar farklı denklemlerde yer almalarının toplumun
temel yasasına yani sözleşmeye aykırı olduğunu bizler de görebiliyoruz. Ve bu çok değerli ve
doğru bir gözlem ve maalesef… Doğru olan, şu anda algılanan, duyulan, istenen ve
özlenendir. O bile çağa göre değişirken…
Her şey değişir, gelişerek ya da dönüşerek…

[ Değiştirildi: Cuma, 5 Aralık 2025, 3:44 PM ]
 
Dünyadaki herkese

 

Yapay zekâ (YZ), eğitimde son yılların en hızlı yayılan teknolojisi haline gelirken, okullar için hem büyük bir potansiyel hem de dikkat edilmesi gereken önemli riskler barındırıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise öğretmenler, öğrenciler ve eğitim liderleri yer alıyor.

🚀 Fırsatlar: Neleri Daha İyi Yapabiliriz?

• Kişiselleştirilmiş öğrenme:
YZ, her öğrencinin öğrenme hızına ve ihtiyaçlarına göre materyal üretebilir, böylece “tek tip eğitim” anlayışını kırarak daha kapsayıcı bir ortam sağlayabilir.

• Öğretmen yükünü azaltma:
Değerlendirme, geri bildirim, planlama gibi zaman alan görevler YZ ile desteklendiğinde öğretmenler daha çok rehberlik ve bireysel desteğe zaman ayırabilir.

• Veri temelli karar verme:
YZ sistemleri, öğrencilerin gelişimini takip ederek erken uyarı sinyalleri verebilir ve müdahale süreçlerini güçlendirebilir.


⚠️ Riskler: Nelere Dikkat Etmeliyiz?

• Veri gizliliği ve güvenlik:
Öğrencilerin dijital izleri, korunması gereken hassas bilgilerdir. Şeffaflık, izin mekanizmaları ve güvenli depolama kritik önem taşır.

• Eşitsizlik riski:
Teknolojiye erişimi sınırlı olan okullar ve öğrenciler, YZ’den faydalanmada geri kalabilir. Bu da mevcut başarı uçurumunu büyütebilir.

• Yanlılık ve doğruluk sorunları:
YZ sistemleri hatalı veya önyargılı çıktılar verebilir; bu nedenle her sonuç, öğretmen rehberliğiyle değerlendirilmelidir.

• İnsan etkileşiminin azalması:
Öğrenci başarısında gerçek bağ kurmanın rolü büyüktür; teknoloji, öğretmen–öğrenci ilişkisinin yerine geçmemeli, onu desteklemelidir.


🎯 Okullar Bu Dengeyi Nasıl Kurabilir?

1) Etik ve güvenli kullanım politikaları oluşturun.
Veri gizliliği, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri net ve uygulanabilir olmalıdır.

2) Öğretmenlere YZ okuryazarlığı eğitimi verin.
Araçları kullanabilmek kadar sonuçları pedagojik ve etik açıdan değerlendirebilmek de önemlidir.

3) Eşit erişimi garanti altına alın.
Teknoloji yatırımları yalnızca maddi gücü olan okullarda değil, tüm öğrencilere ulaşmalıdır.

4) YZ’yi “öğretmenin destekçisi” olarak konumlandırın.
Amaç, öğretmenin yerini almak değil; öğretmenin zamanını, dikkatini ve etkileşimini güçlendirmektir.

5) Sürekli izleme ve değerlendirme yapın.
YZ’nin öğrenme sonuçlarına etkisi düzenli olarak ölçülmeli ve iyileştirme adımları atılmalıdır.


🧭 Sonuç: YZ Güçlü Bir Araçtır, Eğitim İnsan Merkezlidir

Yapay zekâ, eğitimde doğru kullanıldığında fark yaratan bir yardımcıdır; yanlış kullanıldığında ise riskleri büyütebilir. Bu nedenle en önemli strateji, teknolojiyi pedagojik amaçlarla ve insan merkezli bir bakış açısıyla harmanlamaktır.

Geleceğin sınıfları, öğretmenin uzmanlığının YZ’nin desteğiyle birleştiği yerler olacaktır.

 

 

Bu makale ChatGPT ile Türkçe diline uyarlanmıştır.

Kaynakça: 

 
Dünyadaki herkese

Bonny Cheng Avrupa’nın İlk Future School’u FMV Işık Okulları Ispartakule Kampüsünü Ziyaret Etti!

FMV Ispartakule Işık Okulları olarak teknolojiyle öğrenmenin sınırlarını zorladığımız bir günü daha geride bıraktık. Dünya teknoloji liderlerinden ViewSonic’in COO’su Bony Cheng, okulumuzu ziyaret ederek öğrencilerimizin yaratıcı projelerini yerinde inceledi.

Ziyaret boyunca öğrencilerimiz, “Kızlar Kodluyor” projesinden FRC (FIRST Robotics Competition) çalışmalarına, VEX Robotics projelerinden PYP kapsamında İngiltere’deki okul ile yürütülen uluslararası iş birliğine kadar birçok yenilikçi girişimlerini paylaştılar.

Bonny Cheng, öğrencilerimizin üretkenliğine, takım çalışmasına ve dijital teknolojileri öğrenmeye duydukları tutkuya büyük bir hayranlık duydu. Okulumuzun teknolojik altyapısını keşfederken, öğrenme ortamlarımızın esnekliği ve yenilikçi yaklaşımımız kendisinde derin bir etki bıraktı.

ViewSonic’in eğitimde teknolojiyi daha erişilebilir ve ilham verici kılma vizyonu ile Işık Okulları’nın yenilikçi eğitim anlayışı arasında kurulan bu güçlü bağ, geleceğin öğrenme ekosistemine dair umut verici bir adım oldu.

Bizler için bu ziyaret yalnızca bir buluşma değil; teknoloji, yaratıcılık ve öğrenmenin birleştiği bir ilham anıydı. 

 

 
Dünyadaki herkese

 

Okumak, Bilginin Sessiz Düşüncesini Duymaktır

 

 Okuma eylemi, genellikle günlük hayatın yorgunluğunu hafifleten bir kaçış kapısı ya da akademik başarının zorunlu bir aracı olarak görülür. Oysa bu dingin eylemin derinliklerinde, bireyin karakterini ve vicdanını dönüştüren sessiz bir devrim yatar.

 Sürekli ve bilinçli okuyan biri, bilgi ile kurduğu ilişkide derinleşir. Bu derinlik, hayatının her alanına özellikle de akademik dürüstlüğe yansır. Okumak, bilginin yüzeyinde gezinmek değil; o bilginin nasıl üretildiğini, hangi değerlerle paylaşıldığını ve kimin emeğiyle ortaya çıktığını fark etmektir. Gerçek okuma alışkanlığı, bizi bilginin basit bir tüketicisi olmaktan çıkarır; bize, üzerinde çalıştığımız her veriye karşı derin bir etik sorumluluk yükler. Bilinçli okur, bu sorumlulukla, hayatının her alanına dürüstlüğü taşıyan kişidir.

Peki, okuma kültürü nasıl oluyor da bizi dürüst birer öğrenci ya da araştırmacı yapıyor? Cevap, bilginin doğasını anlamamızda gizli.

 

 

 

Bilginin Arkasındaki "Emeği" Görmek

Bir kitabı, makaleyi veya tezi okuduğunuzda, aslında sadece sonuçları görmezsiniz; o bilginin ortaya çıkması için harcanan emeğin yolculuğuna tanıklık edersiniz.

·       Bir yazarın o fikri bulmak için uykusuz kaldığı geceleri,

·       Bir araştırmacının topladığı verilerin titizliğini,

·       Bir düşünürün vardığı sonucun arkasındaki uzun eleştirel süreci...

Bu süreci gören bir okur, bir anda her bilginin bir "sahibi" ve bir "bedeli" olduğunu anlar. Bu farkındalık, bir bilgiyi kopyalayıp yapıştırmayı (intihal yapmayı) vicdanen zorlaştırır.

Akademik dürüstlük alanının önde gelen isimlerinden Bruce Macfarlane (2022), dürüstlüğün sadece kopya çekmemek olmadığını söyler. Ona göre bu kavram; bilgiye saygı duymayı, başkasının emeğini takdir etmeyi ve kendi düşüncelerini özgün biçimde ortaya koymayı içerir. Okumak, bize tam olarak bu saygı ve takdir duygusunu kazandırır.

 

 

 

 

 

Vicdani Bir Kalkan: Saygı ve Sorumluluk

Uluslararası Akademik Dürüstlük Merkezi (ICAI), akademik dürüstlüğü beş temel değere dayandırır: Dürüstlük, Güven, Adillik, Saygı ve Sorumluluk. Bu değerler, akademik hayatımızın kurallarını değil, kültürünü belirler.

Akademik etik uzmanı Tricia Fishman (2014) da bu kültürel dönüşümün altını çizer. Okuma alışkanlığının yarattığı "vicdani farkındalık" ile kişi:

Entelektüel Saygıyı Öğrenir: Bir fikrin sahibini belirtmek, o fikrin çalınmaması için konulmuş yasal bir zorunluluktan önce, o kişinin emeğine duyulan içten bir saygıdır. Okuyan kişi, kendi düşüncesiyle çelişen bir fikrin bile arkasındaki entelektüel gücü takdir etmeyi öğrenir

Sorumluluk Almayı Geliştirir: Sadece başkasının fikrini dürüstçe kullanmak yetmez; okuma, kişinin kendi fikrini, kendi sesini oluşturma sorumluluğunu da yükler. Okumak, mevcut bilgiyi sindirip, onu yeni ve özgün bir bakış açısıyla harmanlama becerisi verir. Bu da bizi, kolay yoldan bilgi edinme (manipülasyon veya yanlış bilgi yayma) tuzağından korur.

 

Dürüstlük, Kitaplardan Doğar, Kütüphanelerde Başlar

Okuma alışkanlığı, akademik dürüstlüğün temelini oluşturan en güçlü yumuşak becerilerden biridir.   Okumayan bir öğrenci, bilgiyi yalnızca bir “sonuç” olarak görür ve bu sonuca ulaşmanın en kısa yolunu arar.
Oysa düzenli ve eleştirel okuyan birey, bilginin arkasındaki emeği, bağlamı ve değeri fark eder. Bu farkındalık, onun en iyi intihal programından bile güçlü bir ahlaki denetim mekanizması oluşturmasını sağlar.

Akademik dürüstlük, dışarıdan dayatılan katı kurallarla değil; içeriden gelişen bir okuma kültürüyle ayakta kalır.
Bilim dünyasının temellerini sağlamlaştırmak istiyorsak, önce okuma alışkanlığının yaygınlaşmasına yatırım yapmalıyız.

Çünkü dürüstlük, gerçekten de kütüphanelerde başlar.

 

 

 

 

 

 

 
Dünyadaki herkese

 “Bilim sadece formüllerden ibaret değildir; bağımsız düşünebilme cesareti de en az bilgi kadar önemlidir.”

 

Eğitimde temel hedeflerimizden biri, öğrencilerin araştırmaya yönelmelerini, bilimsel düşünceyi yaşamlarının bir parçası hâline getirmelerini sağlamaktır. Onları yalnızca bilgiyle donatmak değil; aynı zamanda bağımsız düşünebilen, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler yetiştirmek isteriz.

 

Bu noktada iki kavram öne çıkar: zihnin bağımsızlığı ve bilimsel metotları kullanma. Bu iki kavramı çok iyi anlatan bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikâye, eğitimci Alexander Calandra tarafından 1959 yılında Saturday Review dergisinde yayımlanmıştır ve yıllar içinde farklı dillerde, farklı versiyonlarıyla anlatılagelmiştir.

 

Barometre ve Gökdelen Hikâyesi

 

Bir üniversitede fizik sınavında öğrencilere şu soru sorulur:

 

“Bir binanın yüksekliğini barometre ile nasıl bulursunuz? Açıklayınız.”

 

Öğrencilerden biri kâğıdına şu yanıtı yazar:

 

“Barometrenin ucuna bir ip bağlar, binanın tepesinden aşağıya sarkıtırsınız. Barometre yere değdiğinde ipin boyu ile barometrenin uzunluğunu toplarsınız; bu da binanın yüksekliğini verir.”

 

Bu oldukça yaratıcı cevap hocayı kızdırır ve öğrenci dersten kalır. Ancak öğrenci itiraz eder. Bunun üzerine, durumun adil biçimde değerlendirilebilmesi için başka bir öğretim üyesi görevlendirilir.

 

Yeni öğretmen, cevabın aslında doğru olduğunu fakat fizik bilgisini ortaya koymadığını belirtir. Öğrenciden soruya sözlü cevap vermesini ister ve ona 6 dakika süre tanır.

 

İlk 5 dakika sessiz geçen sürenin ardından öğrenci şöyle der: “Birçok farklı cevabım var ama hangisini seçmem gerektiğine karar veremiyorum.”

 

Ve ardından alternatiflerini sıralar:

 

·       “Barometreyi tepeden aşağıya bırakarak yere düşene kadar geçen süreyi ölçerim.
h = ½ g t² formülünden yüksekliği hesaplarım.”

 

·       “Hava güneşliyse, barometrenin gölgesini ve boyunu ölçerim. Ardından binanın gölgesini ölçüp orantı kurarım.”

 

·       “Eğer yangın merdiveni varsa, barometreyi cetvel gibi kullanarak yükseklik boyunca ölçüm yapabilirim.”

 

·       “Klasik yöntem tercih edilirse, tepe ve zemin arasındaki basınç farkını ölçer, milibar cinsinden farkı metreye çeviririm (ki öğrenciden beklenen cevap budur)”.

 

·       “Ama biz her zaman zihnin bağımsızlığı ve bilimsel metotları kullanmaya teşvik edildiğimiz için, en iyi yol şüphesiz kapıdaki görevliye gidip barometreyi armağan ederek karşılığında binanın yüksekliğini söylemesini istemek olurdu.

 

Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

 

Öğrencinin bu yanıtlarını dinledikten sonra siz olsaydınız onu dersten bırakır mıydınız, yoksa bağımsız düşünme yeteneğini dikkate alarak başarılı mı sayardınız?

 

 

 

Yazının düzenlenmesinde yapay zeka uygulaması Chat GPT den faydalanılmıştır.

 

[ Değiştirildi: Cuma, 3 Ekim 2025, 11:54 AM ]
 
Dünyadaki herkese

Handpan: Modern Dünyanın Büyüleyici Enstrumanı

Handpan, ilk olarak 2000 yılında İsviçre'de Felix Rohner ve Sabina Schärer tarafından geliştirilen, benzersiz bir müzik enstrumanıdır. Çelik bir yüzeye sahip olan bu el yapımı enstruman, hem vurmalı hem de melodik özellikler taşır. Handpan, sıcak ve derin tınılarıyla dinleyicilere meditatif bir deneyim sunarken, çalması kolay olduğu için her yaştan bireyin rahatça öğrenebileceği bir enstruman olarak öne çıkar. Kökeni nispeten yeni olsa da, dünya çapında hızla popülerleşen Handpan, özellikle sanat terapisi, meditasyon ve modern müzik prodüksiyonunda sıklıkla kullanılıyor. Caz ve doğaçlama müzik, elektronik müzik , klasik müzik, pop müzik , çocuk müzikleri ve dünya müzikleri olmak üzere handpanin büyüleyici sesi tüm müzik tarzlarıyla bütünleşebiliyor.

 

 

FMV Özel Erenköy Işık Ortaokulu’nda Bir İlk!

Türkiye’de ilk defa “Handpan” eğitimine öncülük eden okullardan biri olarak, FMV Özel Erenköy Işık Ortaokulu'nda bu eşsiz enstrumanı öğrencilerimizle buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz! 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılında değerli müzik öğretmenlerimizin mentörlüğünde 5 sevgili öğrencimizle handpan eğitimine başlayan okulumuz, Handpan’in sanatsal ve ruhsal derinliğini gelecek nesillere aktararak, öğrencilerimizin hem sanatsal gelişimini hem de duygusal zenginleşmesini hedefliyor.

Handpan’in büyüleyici tınılarıyla tanışan öğrencilerimiz, müzik yoluyla hem yaratıcılıklarını keşfetme hem de ritim ve melodiyi farklı enstrumanlarla harmanlayarak yeni bir perspektif geliştirme şansı yakalıyorlar. Öğrencilerimiz ilk handpan performanslarını “NEY” ve “Perküsyon” eşliğinde “Okul Konseri”lerinde sergilediler. Türkiye’de okullarda ilk defa Handpan eğitimini başlatan öncü bir kurum olarak, bu adımımızla sanat ve eğitimi yenilikçi bir boyuta taşımaktan gurur duyuyoruz.

Bu benzersiz enstruman, öğrencilerimizin hayal gücüne ilham verirken, okul kültürümüzün Atatürk’ün Işığında iyi insan yetiştirme yolunda sanata verdiği değeri bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

FMV Işık Okulları, sanatta yeniliklerin adresi olmaya devam ediyor!

Alper GUZEL

FMV Özel Erenköy Işık İlkokulu-Ortaokulu

Müzik Öğretmeni / Müzik Bölüm Başkanı

 
HASAN TURAN
yazan HASAN TURAN - Perşembe, 2 Ekim 2025, 9:41 AM
Dünyadaki herkese

Bugünün öğrencileri, teknolojiyle doğan ve büyüyen bir kuşağın temsilcileridir. Onlar için tablet, telefon, bilgisayar ya da internet sıradan bir araç değil, hayatlarının doğal bir parçasıdır. Bu nedenle eğitim de artık klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz; öğrenme süreçlerinin dijitalleşmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

FMV Işık Okulları olarak bizler de bu dönüşümün bir parçası olmaktan öte, ona öncülük etmeyi amaçlıyoruz. BYOD (Bring Your Own Device) sistemi, IDP (Işıkta Dijital Pasaport) uygulaması ve dijital vatandaşlık eğitimleri, öğrencilerimizin teknolojiyle bilinçli, sorumlu ve üretken bir ilişki kurmalarını sağlıyor.

blobid0.png

Teknoloji, eğitimde yalnızca yeni araçlar sunmaz; aynı zamanda öğrenme biçimimizi kökten değiştirir. Artık öğrenciler, sadece öğretmenin anlattıklarıyla değil, kendi araştırmalarıyla da öğrenme süreçlerini zenginleştirebiliyor. Öğretmenler için bu durum, bilgiyi aktarmaktan çok öğrencilerin öğrenme yolculuklarına rehberlik etmek anlamına geliyor.

Derslerde kullanılan dijital araçlar, öğrencilerin merakını artırıyor, sınıf içinde daha fazla katılım sağlıyor ve öğrenmeyi günlük hayatla daha bağlantılı hale getiriyor. Bir öğrenci derste bir konuyu merak ettiğinde, anında cihazından araştırma yapabiliyor. Böylece öğrenme daha canlı, daha etkileşimli ve daha kişisel bir hal alıyor.

blobid1.png

FMV Işık Okulları’nda yıllardır başarıyla uygulanan BYOD sistemi, öğrencilerin kendi cihazlarını okul ortamında kullanmalarına imkân tanıyor. Ancak bu, yalnızca bir ayrıcalık değil, aynı zamanda bir sorumluluk. Öğrenciler cihazlarını okul kurallarına uygun şekilde kullanmak, bakımını yapmak ve gerektiğinde ders için hazır bulundurmak zorundalar.

Bu sistem sayesinde öğrenciler, derslerde çok daha aktif olabiliyor. Araştırmalarını hızlıca yapabiliyor, grup çalışmalarını çevrim içi ortamda sürdürebiliyor ve notlarını dijital olarak organize edebiliyorlar. En önemlisi de, teknolojiyi sadece eğlence için değil, öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olarak görmeyi öğreniyorlar.

blobid2.png

IDP (Işıkta Dijital Pasaport), FMV Işık Okulları’nın öğrencilerine sunduğu özel bir uygulama. Bu program sayesinde öğrenciler, teknolojiye erişmeden önce gerekli bilgi ve becerileri kazanıyor. Güvenli internet kullanımı, ekran süresi dengesi, sosyal medyada saygılı iletişim, siber zorbalıktan korunma ve akademik dürüstlük gibi konular bu programın merkezinde yer alıyor.

IDP sınavında başarılı olan öğrenciler, “dijital pasaportlarını” alarak BYOD hakkı kazanıyor. Bu uygulama, öğrencilerin yalnızca teknolojiye erişimini değil, aynı zamanda onu bilinçli kullanma becerisini de ölçüyor. Böylece her öğrenci, kendi cihazını derslere getirirken sorumluluklarının da farkında oluyor.

blobid3.png

FMV Işık Okulları olarak yalnızca teknoloji kullanımına değil, aynı zamanda öğrencilerimizin dijital vatandaşlık kültürünü geliştirmeye de önem veriyoruz. Bu bağlamda uluslararası bir akreditasyon olan Common Sense School unvanına sahip olmamız, verdiğimiz eğitimin evrensel standartlarla örtüştüğünü gösteriyor.

Bu kapsamda öğrencilerimize şunu kazandırmayı hedefliyoruz:

  • Dijital dünyada etik ve saygılı bir iletişim kurmak,

  • Ekran süresini dengeli yönetmek,

  • Çevrim içi ortamda karşılaştıkları bilgiyi sorgulamak,

  • Paylaşımlarının bireysel ve toplumsal etkilerini fark etmek.

Bu beceriler, onları yalnızca bugünün öğrencileri olarak değil, aynı zamanda yarının bilinçli bireyleri olarak da hazırlıyor.

blobid4.png

“Dijital Nesil, Dijital Okul” anlayışı, FMV Işık Okulları’nın eğitim yaklaşımının temelini oluşturuyor. Teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, öğrenmenin, paylaşmanın ve üretmenin bir yolu olarak görüyoruz.

BYOD ve IDP uygulamaları ile Common Sense School programları, öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanı sıra kişisel sorumluluklarını da pekiştiriyor. Çünkü biz biliyoruz ki: 

“Teknoloji ancak iyi insanların elinde anlam kazanır.”

blobid5.png

[ Değiştirildi: Perşembe, 2 Ekim 2025, 10:40 AM ]
 

  
loader image