Ana içeriğe git

Dijital İz Yazıları / Bloglar

Dünyadaki herkese

Eğitim Kurumları İçin 2030 Yapay Zeka Raporu

1.0 Giriş: Eğitimin Yeni Ufku ve Yapay Zeka Devrimi

Jeoekonomik parçalanma, teknolojik değişim ve yeşil dönüşüm gibi dönüştürücü güçlerin bir araya gelmesiyle küresel ekonomi yeniden şekillenmektedir. Yapay zekanın (YZ) artık deneysel aşamadan çıkıp iş akışlarına entegrasyon aşamasına geçmesi, bu değişimin merkezinde yer almakta ve bu dönüşümün zamanlaması konusundaki tüm tereddütleri ortadan kaldırmaktadır. Dünya Ekonomik Forumu'nun kapsamlı analizlerine dayanan bu rapor, eğitim liderlerinin bu yeni çağda yönlerini bulmaları, geleceğin iş gücünü bugünden şekillendirmeleri için acil bir eylem çağrısı ve stratejik bir rehber niteliğindedir.

Bu dönüşümün aciliyetini ve ölçeğini anlamak, stratejik planlamanın ilk adımıdır. Veriler, karşı karşıya olduğumuz meydan okumanın boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır:

  • Küresel makro trendlerin 2030 yılına kadar yaklaşık 92 milyon mevcut işi ortadan kaldırırken, 170 milyon yeni iş yaratması beklenmektedir.

  • İş dünyası liderlerinin %54'ü yapay zekanın mevcut işleri ortadan kaldıracağını beklerken, sadece %24'ü yeni işler yaratacağına inanmaktadır.

  • Bu noktada, Dünya Ekonomik Forumu raporunda da alıntılanan LinkedIn verileri, yapay zeka okuryazarlığı becerilerine olan talebin yalnızca 2024 ile 2025 yılları arasında %70 arttığını göstermektedir.

Bu rakamlar, pasif bir bekleyişin kabul edilemez olduğunu göstermektedir. İşin geleceği önceden belirlenmiş bir kader değildir. Eğitim kurumları, öğrencilerini ve dolayısıyla toplumun tamamını önümüzdeki zorluklara ve fırsatlara hazırlamada merkezi bir role sahiptir. Bu rolü etkin bir şekilde yerine getirebilmek, geleceği şekillendirecek iki temel faktörü anlamaktan geçmektedir.

2.0 2030 Kavşağı: Geleceği Belirleyecek İki Kritik Eksen

Dünya Ekonomik Forumu, işlerin geleceğini şekillendirecek iki temel vektör belirlemiştir: 'Yapay Zeka Gelişimi' ve 'İş Gücü Hazırlığı'. Bu iki eksen, önümüzdeki yıllarda karşılaşacağımız olası senaryoları anlamak için temel bir model sunmaktadır. Stratejilerimizi bu eksenlerin kesişim noktalarına göre şekillendirmek, belirsizliği öngörüye dönüştürmemizi sağlayacaktır.

Yapay Zeka Gelişimi (AI Advancement)

Bu vektör, yapay zeka teknolojilerinin yetenek ve otonomi seviyesindeki ilerlemenin hızını ve ölçeğini temsil eder. Bu gelişim, mevcut araçları kademeli olarak iyileştiren doğrusal bir yörüngede ilerleyebileceği gibi, endüstrileri ve iş modellerini kökten değiştiren üstel bir sıçrama da yapabilir. Teknolojinin kendi içindeki bu dinamik, planlamalarımızı etkileyen temel belirsizliklerden biridir.

İş Gücü Hazırlığı (Workforce Readiness)

Bu vektör, çalışanların yapay zeka odaklı bir ekonomide başarılı olmak için gereken kritik becerilere sahip olma durumunu ifade eder. Bu, teknolojik gelişmeler karşısında en doğrudan ve derin etkiye sahip olduğumuz alandır. Geleceğimiz yalnızca teknolojinin ne kadar ilerlediğine değil, bizim eğitim ve öğretim yoluyla bu teknolojiye ne kadar uyum sağlayabildiğimize bağlı olacaktır. Eğitim kurumları bu eksenin en önemli aktörleridir.

Bu iki eksenin etkileşimi, 2030 yılı için her biri farklı zorluklar ve fırsatlar barındıran dört farklı ve makul gelecek senaryosu ortaya çıkarmaktadır.

3.0 Öğrencileriniz İçin Dört Olası Gelecek: 2030 Senaryoları

Aşağıda detaylandırılan senaryolar, kesin tahminler değil, eğitim liderlerinin bugünden daha iyi stratejik kararlar almalarına yardımcı olmak için tasarlanmış yapılandırılmış anlatılardır. Her bir senaryo, öğrencilerimizin mezun olduklarında karşılaşabilecekleri potansiyel dünyaları betimlemekte ve eğitim sistemimizin bugünkü tercihlerinin yarınki sonuçlarını gözler önüne sermektedir.

Senaryo 1: Yüksek Hızlı İlerleme (Supercharged Progress)

"Üstel YZ atılımları endüstrileri, iş modellerini ve iş akışlarını yeniden şekillendiriyor. Verimlilik fırlıyor ve inovasyon gelişiyor. Yaygın YZ hazırlığı, insanların 'aracı sıçramasını' kullanmasına, YZ merkezli ekonomilere uyum sağlamasına ve iş kayıplarını kısmen kontrol altına almasına olanak tanıyor... yeni meslekler ortaya çıkıyor ve hızla ölçekleniyor..."

Bu gelecekte, öğrenciler basit görevleri yerine getiren değil, yetenekli makinelerden oluşan portföyleri yöneten "aracı orkestratörleri" (yani, belirli hedeflere ulaşmak için otonom hareket edebilen yapay zeka programlarının yöneticileri) haline gelmelidir. Ezbere dayalı bilgi tamamen önemini yitirirken, sistem tasarımı, etik denetim, stratejik gözetim ve sürekli adaptasyon yeteneği en değerli beceriler olacaktır. Eğitim müfredatı, öğrencilere sadece YZ araçlarını kullanmayı değil, bu araçları yönetmeyi, denetlemeyi ve onlarla birlikte değer yaratmayı öğretmelidir.

Eğitim İçin Anlamı: Müfredat, öğrencileri yapay zekanın pasif kullanıcıları olarak değil, aktif yöneticileri ve şekillendiricileri olarak yetiştirmeye odaklanmalıdır.

Senaryo 2: Kitlesel İş Kaybı Çağı (The Age of Displacement)

"Üstel YZ ilerlemesi, iş gücünün uyum sağlama kapasitesini aşıyor. İşletmeler, bir boşluğu doldurmak için otomasyona yöneliyor ve çalışanları eğitim ve yeniden beceri kazandırma sistemlerinin yanıt verebileceğinden daha hızlı bir şekilde işten çıkarıyor... Ekonomiler teknolojik olarak ilerlerken sosyal olarak parçalanıyor: işsizlik tırmanıyor..."

Bu, eğitim sisteminin başarısız olduğu karanlık bir senaryodur. Mezunlar, becerilerinin hızla değersizleştiği ve istihdam yollarının daraldığı bir iş piyasasıyla karşı karşıya kalır. Eğitim kurumları, teknolojik değişimin hızına ayak uyduramamış, geleneksel yaklaşımlara saplanıp kalmıştır. Bu senaryo, müfredatı ve pedagojiyi proaktif bir şekilde dönüştürmemenin getireceği ağır sosyal ve ekonomik bedelleri göstermektedir.

Eğitim İçin Anlamı: Eğitimde adaptasyonun ve dönüşümün ertelenmesi, doğrudan toplumsal istikrarsızlığa ve kitlesel işsizliğe yol açan bir stratejik hatadır.

Senaryo 3: Yardımcı Pilot Ekonomisi (Co-Pilot Economy)

"Kademeli YZ ilerlemesi ve YZ'ye hazır becerilerin mevcudiyeti, odak noktasını kitlesel otomasyondan çok artırmaya kaydırıyor... çoğu endüstri, insan-YZ ekiplerinin değer zincirlerini yeniden şekillendirmesiyle kademeli bir dönüşüm görüyor."

Bu en işbirlikçi ve dengeli gelecektir. Öğrenciler, yapay zekayı problem çözme, yaratıcılık ve analiz süreçlerinde bir "yardımcı pilot" olarak kullanma becerisine sahip olmalıdır. Karmaşık problem çözme, sosyal zeka, eleştirel düşünce ve dar alan uzmanlığı gibi "insana özgü" beceriler, yapay zeka okuryazarlığı ile birleştiğinde en yüksek değeri yaratır. Öğretim yöntemleri, insan ve yapay zeka arasındaki sinerjiyi en üst düzeye çıkarmaya odaklanmalıdır.

Eğitim İçin Anlamı: Eğitim, yapay zekanın yerini alamayacağı insani becerileri güçlendirmeli ve teknolojiyi bir rakip değil, bir ortak olarak konumlandırmalıdır.

Senaryo 4: Durgun İlerleme (Stalled Progress)

"İstikrarlı YZ ilerlemesi, kritik becerilerden yoksun bir iş gücüyle karşılaşıyor. Verimlilik artışı düzensiz... İş kayıpları öncelikle rutin rolleri vuruyor... YZ destekli refah umudu, benimseme farklılıklarının eşitsizliği körüklemesiyle hayal kırıklığına dönüşüyor..."

Bu senaryoda, eğitim sisteminin ataleti ekonomik durgunluğa ve toplumsal hayal kırıklığına neden olmaktadır. Yeterli becerilere sahip olmayan mezunlar, otomasyonla işleri "içi boşaltılan" veya daralan sektörlerde sıkışıp kalır. Yüksek teknoloji becerileri eksikliği nedeniyle, kolayca otomatize edilemeyen nitelikli zanaat ve manuel mesleklerin değeri beklenmedik bir şekilde artar. Bu durum, YZ uzmanı bir elit kesim ile geri kalanlar arasında derin bir ekonomik ve sosyal uçurum yaratan "ikiye bölünmüş" bir ekonomi doğurur.

Eğitim İçin Anlamı: Müfredatın güncellenmemesi ve beceri eksikliklerinin giderilmemesi, hem dijital hem de fiziksel beceriler alanında fırsat eşitsizliğini körükler ve ülkenin büyüme potansiyelini sınırlar.

--------------------------------------------------------------------------------

Bu dört senaryodan çıkarılacak en temel sonuç şudur: Eğitim kurumlarının 'İş Gücü Hazırlığı'na yapacağı proaktif yatırım, daha olumlu bir geleceğe yönelmek için kontrol edebilecekleri en önemli değişkendir. Geleceği beklemek yerine, onu inşa etmek için atılması gereken adımlar nettir.

4.0 Öngörüden Eyleme: Eğitim Kurumları İçin Stratejik Yol Haritası

Bu bölüm, Dünya Ekonomik Forumu tarafından belirlenen ve her senaryoda geçerliliğini koruyan "pişmanlık yaratmayacak" stratejileri, eğitim kurumları için somut ve eyleme geçirilebilir bir yol haritasına dönüştürmektedir. Bu stratejiler, hangi gelecek senaryosu gerçekleşirse gerçekleşsin, kurumların dayanıklılığını ve rekabet gücünü artırmak üzere tasarlanmıştır.

  1. Küçük Başla, Hızla Geliştir, İşe Yarayanı Ölçeklendir: Yeni yapay zeka destekli eğitim araçlarını veya öğretim metodolojilerini birkaç sınıfta kontrollü pilot programlarla deneyin. Düşük maliyetle başarısızlıklardan öğrenin, işe yarayan uygulamaları belirleyin ve ardından bu başarıları kurum geneline ölçeklendirerek yayın.

  2. Teknoloji ve Yetenek Stratejilerini Bütünleştir: Yapay zeka okuryazarlığı ve dijital becerileri, sadece seçmeli bir ders olarak değil, tüm ana müfredatın ayrılmaz bir parçası olarak entegre edin. Teknoloji yatırımlarının, öğrenci ve öğretmen yeteneklerinin gelişimiyle eş zamanlı ilerlediğinden emin olun.

  3. İnsan-Yapay Zeka İşbirliğine Yatırım Yap: Pedagojik yaklaşımınızı, öğrencilere bilgiyi ezberletmekten, onlara yapay zekayı problem çözme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme için işbirlikçi bir araç olarak nasıl kullanacaklarını öğretmeye kaydırın.

  4. Geleceğin Yetenek İhtiyaçlarını Öngör: Endüstri ortaklıkları kurarak, sadece genel yetenek ihtiyaçlarını değil, finans ve sağlık gibi hızla dönüşen sektörler ile imalat ve inşaat gibi daha yavaş adapte olan sektörler arasındaki farklılaşan beceri setlerini de öngörün. Bu doğrultuda müfredatınızı dinamik olarak güncelleyerek öğrencilerin kariyer yollarını geleceğe hazır hale getirin.

  5. Kurum Kültürünü ve Teknolojiye Güveni Güçlendir: Hem personel hem de öğrenciler arasında merak, çeviklik, deneme yanılma ve etik yapay zeka kullanımı üzerine kurulu bir okul kültürü oluşturun. Bu kültür, dijital dönüşümü destekleyen en önemli temeldir.

  6. Çok Kuşaklı Öğrenme Ortamları Tasarla: Teknolojiye hakim genç öğrencilerin deneyimli eğitimcilere yeni araçlar konusunda rehberlik ettiği ve eğitimcilerin de öğrencilere eleştirel bakış açısı ve bağlam kazandırdığı karşılıklı öğrenme programları oluşturun. Bu, teknoloji adaptasyonunu hızlandırır ve kültürler arası köprüler kurar.

  7. Stratejik Ortaklıklardan Yararlan: Yeni ekonomide uzmanlık, kaynak ve en iyi uygulamaları paylaşmak için endüstri ortakları, üniversiteler ve teknoloji şirketleriyle aktif işbirlikleri geliştirin. İzolasyon, bu yeni çağda en büyük risktir.

Bu stratejiler, geleceğe hazır bir eğitim sisteminin temel yapı taşlarıdır.

 

blobid0.png

 

5.0 Sonuç: Yeni Ekonomide Eğitimcinin Vazgeçilmez Rolü

Yapay zekanın hızlı ilerleyişi, eğitimcilerin omuzlarına muazzam ancak hayati bir sorumluluk yüklemektedir. Bu raporun ortaya koyduğu gibi, geleceğin belirsizlikleri karşısında elimizdeki en güçlü araç, insan sermayesine, yani öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin beceri ve adaptasyon yeteneğine yapacağımız yatırımdır.

Geleceğin araçlarını teknoloji tanımlayacak olsa da, bu araçlarla ne yapılacağını belirleyecek olan insani becerileri – yaratıcılığı, eleştirel muhakemeyi, işbirliğini ve etik muhakemeyi – şekillendirecek olanlar eğitimcilerdir. Bu beceriler, otomasyon çağında her zamankinden daha değerli hale gelecektir. Bu nedenle, eğitim liderlerini teknolojik değişimin pasif izleyicileri olmaktan çıkıp, geleceğin yetenekli, uyumlu ve dayanıklı iş gücünün aktif mimarları olmaya davet ediyoruz. Gelecek, bugün sınıflarımızda inşa edilmektedir.

 

[ Değiştirildi: Pazar, 18 Ocak 2026, 1:47 PM ]
 
Dünyadaki herkese
Google Classroom'da Yeni Bir Devir: NotebookLM ile Öğrenmeyi Yeniden Şekillendirin
 
 
Sınıf Yönetiminde Yapay Zeka Destekli Yeni Yardımcınız
Yapay zeka, eğitimi heyecan verici şekillerde değiştiriyor ve bu, birçoğumuzun beklediğinden çok daha hızlı oluyor. Öğretmenler olarak her gün ilgi çekici ders materyalleri hazırlamak, her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarına yanıt vermek ve müfredatın gerisinde kalmamak gibi zorluklarla karşılaşıyoruz. Peki ya tüm ders içeriklerinizi saniyeler içinde etkileşimli öğrenme araçlarına dönüştürebilen, size özel bir yapay zeka asistanınız olsaydı? Google Classroom'a doğrudan entegre edilen NotebookLM, tam olarak bu vaatle eğitimde devrim niteliğinde bir çözüm sunuyor. Bu entegrasyon, yapay zekayı sessiz bir asistan olmaktan çıkarıp aktif bir öğretim ortağına dönüştürüyor. Ancak unutulmamalıdır ki bu güçlü araç, öğrenmeyi destekleyen bir ek araçtır; cevaplara giden bir kestirme yol değildir. Amacı, öğretmenlere zaman kazandırmak ve öğrencilere daha zengin, daha etkileşimli öğrenme deneyimleri sunmaktır.
 
1. NotebookLM Nedir ve Eğitim İçin Neden Bu Kadar Önemlidir?
Bu güçlü aracın eğitimdeki yerini ve önemini iki temel başlıkta inceleyelim.
1.1. Sadece Sizin Kaynaklarınızla Çalışan "Grounded" Bir Yapay Zeka
NotebookLM'i genel amaçlı sohbet botlarından ayıran en temel özellik, çalışma prensibidir. Diğer yapay zeka araçlarının aksine, NotebookLM yalnızca öğretmen tarafından yüklenen kaynaklara dayalı ("grounded") yanıtlar üretir. Bu, ders notlarınız, PDF'leriniz, sunumlarınız veya belirlediğiniz makaleler dışındaki bilgilere başvurmadığı anlamına gelir. Bu "duvarlı bahçe" (walled garden) yaklaşımı, yapay zekanın yanlış bilgi üretme veya "halüsinasyon görme" riskini ortadan kaldırır. K-12 sınıfları için, bu odaklanmış, temellendirilmiş yaklaşım tam olarak ihtiyacımız olan şeydir. Sonuç olarak, öğrencilerinize sunduğunuz tüm içerik %100 güvenilir, müfredata uygun ve sizin kontrolünüzdedir.
1.2. Öğretmenler ve Öğrenciler İçin Dönüştürücü Faydalar
NotebookLM entegrasyonunun eğitim ortamına getirdiği somut faydalar şunlardır:
 Öğretmenler İçin: Ders planları, çalışma kılavuzları, sınav soruları veya konuları özetleyen materyaller hazırlamak için harcanan saatlerden tasarruf sağlar. Tek bir tıklamayla, mevcut ders materyallerinizden zengin ve çeşitli öğrenme araçları üreterek verimliliğinizi artırır.
 Öğrenciler İçin: Standart PDF'leri ve sıkıcı metinleri; iki sunucunun tartıştığı podcast tarzı sesli özetler, karmaşık konuları görselleştiren zihin haritaları ve bilgilerini test edebilecekleri interaktif sınavlar gibi ilgi çekici ve kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerine dönüştürür.
 
2. Google Classroom'da NotebookLM Nasıl Kullanılır? Adım Adım Rehber
NotebookLM'i derslerinize entegre etmek oldukça basittir.
2.1. Bir Not Defteri Oluşturma ve Atama
Öğrencilerinize NotebookLM materyali atamak için aşağıdaki adımları izleyin:
1. Google Classroom'da ilgili sınıfın Sınıf Çalışmaları sekmesine gidin, "Oluştur" düğmesine tıklayın ve açılan menüden NotebookLM seçeneğini seçin.
2. Açılan pencerede, daha önce oluşturduğunuz mevcut bir not defterini seçebilir veya sıfırdan yeni bir tane oluşturabilirsiniz.
3. Yeni bir not defteri oluştururken, "Not defterini kişiselleştirmek için sınıf içeriği seç" seçeneğiyle mevcut sınıf materyallerinizden (örneğin, daha önce yüklediğiniz dokümanlar veya sunumlar) kaynakları otomatik olarak içe aktarabilirsiniz.
4. Not defteriniz hazır olduğunda, standart bir Classroom gönderisi gibi başlık ve açıklama ekleyerek bunu bir ödev veya materyal olarak öğrencilerinize atayabilirsiniz.
İpucu: "Ödev" veya "Materyal" sayfasındaki "Ekle" kısmından da NotebookLM'i seçerek bir not defteri ekleyebilirsiniz.
2.2. "Studio" ile Öğrenim Materyalleri Üretme
NotebookLM'in asıl gücü, yüklediğiniz kaynaklardan tek bir tıklamayla çeşitli öğrenme materyalleri üreten "Studio" bölümünde yatar. İşte üretebileceğiniz bazı materyal türleri:
 Sesli Özetler (Audio Overviews): Bu özellik, metin tabanlı kaynaklarınızı robotik bir sesten çok daha fazlasına dönüştürür. Şakalaşan, espriler yapan, analojiler kullanan ve içeriğinizi yüksek kaliteli bir radyo programı gibi özetleyen iki yapay zeka "sunucunun" sohbet ettiği, podcast tarzı ses kayıtları oluşturur.
    ◦ Not: Desteklenen tüm dillerde kaynak yükleyebilseniz de, sesli anlatım şu anda yalnızca İngilizce olarak mevcuttur.
 Video Özetler (Video Overviews): Kaynaklarınızdaki içeriği özetleyen, temel noktaları görsellerle destekleyen ve sesli anlatım içeren, anlatımlı bir sunum (narrated slide deck) tarzında kısa videolar oluşturur. Bu özellik, sesli özetler kadar cilalı olmayabilir ancak görsel öğrenenler için mükemmel bir alternatiftir.
 Etkileşimli Zihin Haritaları (Interactive Mind Maps): Karmaşık konular ve bu konular arasındaki bağlantıları görselleştiren dinamik zihin haritaları üretir. Öğrenciler, haritadaki her bir düğüme tıklayarak ilgili konu hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve kenar çubuğunda ilgili kaynak alıntılarını görebilir.
 Testler ve Bilgi Kartları (Quizzes & Flashcards): Öğrencilerin bilgilerini sınaması ve pekiştirmesi için kaynaklarınızdan otomatik olarak çoktan seçmeli veya kısa cevaplı sorular içeren testler ve dijital bilgi kartları hazırlar.
 Çalışma Kılavuzları ve SSS'ler (Study Guides & FAQs): Kapsamlı çalışma kılavuzları veya bir konuyla ilgili sıkça sorulan sorular (SSS) belgeleri oluşturarak öğrencilerin sınavlara daha verimli hazırlanmasına yardımcı olur.
 
3. Öğrenciler İçin NotebookLM Deneyimi
Öğrenciler, kendilerine atanan NotebookLM materyalini Sınıf Çalışmaları akışında görürler. Tıkladıklarında, not defteri yeni bir sekmede açılır. Bu arayüzde öğrenciler:
 Not defteriyle bir sohbet robotu gibi konuşarak kaynak metinler hakkında sorular sorabilirler ("Bu metindeki ana fikir nedir?" veya "X kavramını daha basit bir dille açıkla.").
 Kaynak materyallere salt okunur erişim sağlarlar; yani orijinal belgeleri değiştiremezler. Not defterini oluşturmak için kullandığınız orijinal kaynak dosyalarına erişimleri olması gerekmez.
 Öğretmen tarafından oluşturulmuş olan sesli özetler, çalışma kılavuzları veya testler gibi tüm Studio öğelerini kullanabilirler, ancak kendileri yeni Studio öğeleri oluşturamazlar.
 
4. Eğitimciler için Pratik Kullanım Senaryoları
NotebookLM'in potansiyelini daha iyi anlamak için birkaç somut örnek:
 Edebiyat Dersi: İşlenecek romanın tamamını tek bir PDF olarak yükleyin. Ardından NotebookLM'den karakter analizleri, ana temalar, sembolizm üzerine bir çalışma kılavuzu veya belirli bir bölümü özetleyen sesli bir tartışma oluşturmasını isteyin.
 Fen Bilimleri: Karmaşık bir bilimsel makaleyi veya ders notlarını sisteme yükleyerek anlaşılması kolay özetler, temel terimler için bir sözlük ve konular arasındaki ilişkileri gösteren görsel bir zihin haritası oluşturun.
 Tarih Dersi: Belirli bir dönemle ilgili birden fazla tarihi belgeyi (mektuplar, anlaşmalar, günlükler) tek bir not defterine yükleyin. Öğrencilerin bu belgeleri karşılaştırarak olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini sorgulamasını sağlayın.
 Öğretmen Verimliliği: Bu aracı sadece öğrenciler için değil, kendi profesyonel hayatınızı düzenlemek için de kullanın. Okul yönetmelikleri, toplantı tutanakları ve idari belgeleri tek bir "Yardımcı El Kitabı" not defterine yükleyerek belirli bir bilgiye saniyeler içinde ulaşın.
 
5. Başlangıç İçin Gerekenler ve Veri Gizliliği
Bu yenilikçi aracı kullanmaya başlamadan önce bilmeniz gereken iki önemli nokta vardır:
 Yönetici İzni: Bu özelliğin sınıfınızda aktif olması için, okulunuzun Google Workspace yöneticisinin, öğretmenler ve öğrenciler için NotebookLM ve Gemini erişimini Admin Konsolu üzerinden etkinleştirmesi gerekmektedir. Eğer bu seçenekleri göremiyorsanız, BT departmanınızla iletişime geçmelisiniz.
 Veri Gizliliği: Veri güvenliği, eğitim ortamında en önemli önceliktir. Google Workspace for Education hesaplarıyla kullanıldığında, NotebookLM'e yüklediğiniz dosyalar ve yaptığınız konuşmalar, Google'ın genel yapay zeka modellerini eğitmek için kesinlikle kullanılmaz. Tüm veriler okulunuzun kontrolünde kalır ve Workspace servislerinin sunduğu kurumsal düzeydeki güvenlik standartlarıyla korunur.
 
 
Daha Akıllı Çalışın, Daha Derinlemesine Öğretin
Google Classroom ve NotebookLM entegrasyonu, öğretmenler için ciddi bir zaman tasarrufu, öğrenciler için ise statik okumaların veya pasif dinlemenin ötesine geçen, çok daha zengin ve etkileşimli bir öğrenme deneyimi anlamına geliyor. Tüm bunları, verilerinizin güvende olduğu kontrollü bir ortamda sunması ise en büyük avantajı. Bu güçlü aracı kendi derslerinizde deneyerek öğretim metodolojinizi bir üst seviyeye taşımak ve öğrencilerinizin öğrenme potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için ilk adımı bugün atın.
 
Dünyadaki herkese

Dijital Kütüphanenizin Kilidini Açın

 

Dijital çağda hepimiz, yapılandırılmamış kişisel bilginin atıl kalması sorunuyla yüzleşiyoruz. Sayısız not, onlarca belge, makale ve araştırma materyali birikiyor, ancak bu değerli bilgi sermayesi çoğu zaman pasif ve kullanılamaz bir yığın olarak kalıyor. Genel amaçlı yapay zekâ sohbet robotları (ChatGPT veya Gemini gibi) internetteki hemen her şeyi biliyor olabilir, ancak bizim kişisel, özel belgeleriniz hakkında hiçbir fikirleri yok. Peki ya sadece bizim verdiğiniz belgeleri okuyan, anlayan ve size özel cevaplar üreten kişisel bir yapay zekâ asistanımız olsaydı? Google'ın yeni aracı NotebookLM, tam olarak bu sorunu çözerek kişisel bilgi evrenimizi aktif bir varlığa dönüştürmek için tasarlandı.

 

NotebookLM hakkında anlaşılması gereken en temel nokta, onun bir başka genel amaçlı sohbet robotu olmadığıdır. Temel işlevi, bilgisini tamamen kullanıcının yüklediği kaynaklara (Google Docs, PDF'ler, metin dosyaları vb.) "dayandırmasıdır". Yani, sorularımıza cevap vermek için interneti taramaz. Bilgi evreni, bizim ona sunduğumuz belgelerle sınırlıdır.

 

Yapay zekânın en büyük sorunlarından biri, "halüsinasyon" olarak bilinen, yanlış bilgiyi kendinden emin bir şekilde sunma eğilimidir. NotebookLM, bu soruna karşı doğrudan ve etkili bir çözüm sunuyor. Ürettiği her bilgi parçasının (bir özet, bir cevap veya bir olgu) yanında, bu bilginin tam olarak hangi kaynak belgenin hangi bölümünden alındığına dair bir alıntı ve doğrudan bağlantı sağlıyor.

 

Kişiselleştirilmiş Yapay Zekânın Geleceğine Bir Bakış

 

NotebookLM, genel ve halka açık yapay zekâdan, kişisel ve bize özel yapay zekâ asistanlarına doğru bir geçişi temsil ediyor. Onun gerçek gücü, her şeyi bilmesinde değil, tam tersine sınırlılığında, yani sadece bizim bilgimize odaklanmasında yatıyor. Bu araç, yalnızca bireysel verimliliği artıran bir güçlendirici değil, aynı zamanda kurumların ve içerik ekiplerinin kendi iç bilgi bankalarını dinamik, sorgulanabilir ve eyleme geçirilebilir varlıklara dönüştürmeleri için bir anahtardır. Kişisel bilgi sermayemizi aktif bir varlığa dönüştüren bu tür araçlar, gelecekte öğrenme ve yaratma şeklimizi nasıl dönüştürebilir? Bu sorunun cevabı, kişiselleştirilmiş yapay zekânın geleceğini şekillendirecek.

 

Etiketler:
[ Değiştirildi: Pazar, 11 Ocak 2026, 1:20 PM ]
 
Buse KIRAN
yazan Buse KIRAN - Pazartesi, 5 Ocak 2026, 12:08 PM
Dünyadaki herkese

YAPAY ZEKÂNIN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSLERİNDE KULLANILMASININ ÖNEMİ

· Dil Öğrenme ve Geliştirme: Yapay zekâ; öğrencilerin kelime dağarcıklarını geliştirmelerine, dil bilgisi kurallarını öğrenmelerine ve metin yazma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.

 

· Edebî Metin Analizi: Yapay zekâ, edebî metinlerin analizini otomatikleştirmek ve öğrencilerin eserlerin temalarını, karakterlerini ve yazarın dil kullanımını daha iyi anlamalarına yardımcı olmak için kullanılabilir.

 

· Yaratıcı Yazarlık: Yapay zekâ, öğrencilere ilham vermek ve farklı türlerde yaratıcı metinler yazmalarına yardımcı olmak için kullanılabilir.

 

· Kişiselleştirilmiş Geri Bildirim: Yapay zekâ, öğrencilerin yazılarını analiz ederek ve kişiselleştirilmiş geri bildirim sağlayarak yazma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.

 

 

 

 

BİZ DERSİMİZDE YAPAY ZEKÂYI NASIL KULLANDIK?

 

image.png

image%20%281%29.png

 

 

image%20%282%29.png

Bu etkinlik, 9. Sınıf Türkiye Yüzyılı Öğretim Programı’na uygun bir şekilde hazırlanmıştır. “Anlam Arayışı” temasında yer alan “hikâye” konusu işlendikten sonra bu etkinlik 9. sınıflarda uygulanabilir. Öğrencilerin hikâye türlerini kavrayarak olay ve durum hikâyesi arasındaki farkları uygulamalı olarak pekiştirmelerini, dijital araçları etkili bir şekilde kullanmalarını, görsel ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmelerini amaçlamaktadır.

 

 

 

image%20%284%29.png

Akademik Bilgilerin Edinilmesi: Öğrenciler, hikâye türleriyle ilgili temel bilgileri öğrenmiş ve olay hikâyesi ile durum hikâyesinin ayırt edici özelliklerini kavramışlardır.

 

Hikâye Kurgusunun Oluşturulması: Öğrenciler, hikâye türleriyle ilgili öğrendikleri bilgileri uygulayarak kendi özgün hikâyelerini kurgular. Hikâyelerini yazarken olay örgüsünü, karakter gelişimini ve anlatım dilini etkin bir biçimde kullanmaları beklenmektedir. Hikâye, olay hikâyesi veya durum hikâyesi türlerinden biri olacak şekilde kurgulanmalıdır.

 

Görsellerin Tasarlanması: Öğrenciler, oluşturdukları hikâyeyi destekleyen ve hikâyenin anlatımını güçlendiren görseller tasarlamak amacıyla yapay zekâ tabanlı görsel üretim araçlarını kullanır. Görseller, hikâyenin içeriğine ve anlatım biçimine uygun olmalıdır.

 

Çizgi Hikâye Formatına Dönüştürme: Öğrenciler, hazırladıkları hikâye metni ve yapay zekâ ile ürettikleri görselleri birleştirerek çizgi hikâye formatına dönüştürür. Bu aşamada, görsellerin hikâye ile uyumlu olması ve anlatımı güçlendirmesi beklenmektedir. Öğrenciler, çizgi hikâyelerini uygun dijital platformlar aracılığıyla düzenleyerek sunuma hazır hâle getirir.

 

 

·     

öğrencİlerİn hazırladığı ÇİZGİ HİKÂYELERden örnekler

 

image%20%286%29.png

 

 

 

[ Değiştirildi: Cuma, 9 Ocak 2026, 10:57 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Matematik çoğu zaman soyut bir bilim olarak görülür; semboller, formüller ve denklemlerle
dolu bir dünya…
Oysa doğa, bu soyut dünyanın en somut kanıtıdır. Yaprakların dizilişinde, bir deniz
kabuğunun kıvrımında, ya da bir kelebeğin kanat desenlerinde, doğa sanki görünmez bir
matematiksel düzenin notalarını çalmaktadır. Bu melodinin en büyüleyici notalarından biri de
Altın Oran, yani φ (phi)’dir.
Yaklaşık 1.618 değerine sahip bu sayı, binlerce yıldır estetiğin ve dengenin sembolü olmuştur.
Antik Yunanlılar onu “ilahi oran” olarak adlandırmış, Rönesans sanatçıları tablolarında,
mimarlar yapılarında, doğa bilimciler ise canlıların biçimlerinde bu oranı keşfetmiştir.
Altın oran, bir bütünü öyle iki parçaya ayırır ki, bütünün büyük parçaya oranı, büyük
parçanın küçük parçaya oranına eşit olur. Bu basit ama derin matematiksel ilişki, doğanın
kusursuz dengesini anlatan evrensel bir dil gibidir.
Doğaya dikkatle bakıldığında, bu oran sanki gizli bir imza gibi karşımıza çıkar.
Bir ayçiçeğinin tohumları, Fibonacci dizisine uygun biçimde sıralanır; tohumlar merkezden
dışa doğru dönerken altın spirali oluşturur.
Bir deniz kabuğunun kıvrımları, her döngüde aynı oranla büyür.
Bir insan yüzünde gözler arası mesafe, burun uzunluğu ve ağız genişliği arasındaki oranlar da
şaşırtıcı biçimde bu sayıya yaklaşır.
Doğa, estetiğini tesadüfe değil, bu sessiz düzen yasasına borçludur.
Altın oran yalnızca doğada değil, insan yaratımında da kendine yer bulmuştur.
Leonardo da Vinci, “Vitruvius Adamı” çiziminde insan bedeninin oranlarını incelerken bu
sayıyı kullandı.
Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’nin kubbe ve kemer oranlarını bu dengeye göre planladı.
Modern çağda bile tasarımcılar, logolardan fotoğraf kadrajlarına kadar birçok alanda altın
oranı estetik bir rehber olarak kullanıyor.
Matematiksel olarak, altın oran Fibonacci dizisiyle yakından ilişkilidir. 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21…
diye sonsuza kadar uzanan bu dizide, ardışık iki sayının birbirine oranı giderek 1.618’e
yaklaşır.
Bu, doğadaki büyümenin ve düzenin bir formülünü verir: Her yeni şey, öncekilerin toplamıdır.
Tıpkı doğanın kendisi gibi — geçmişin üzerine eklenen ama dengesini hiç kaybetmeyen bir
yapı.
Altın oran, bizlere matematiğin soğuk değil, aslında derin bir estetik barındırdığını hatırlatır.
Bir sayıdan çok daha fazlasıdır; güzelliğin, dengenin ve düzenin matematiksel ifadesidir.
Doğa, biz farkında olsak da olmasak da bu oranla nefes alır; bir yaprak açarken, bir dal
uzarken, bir deniz kabuğu büyürken hep aynı ritimle ilerler.
Belki de bu yüzden, altın oran sadece bir matematiksel sabit değil, aynı zamanda evrenin
estetik yasasıdır.
Her şeyin bir ölçüsü vardır derler; ama güzelliğin ölçüsünü bulmak, işte o 1.618’te gizlidir.

[ Değiştirildi: Pazartesi, 5 Ocak 2026, 12:59 PM ]
 
İNCİ BALCI
yazan İNCİ BALCI - Çarşamba, 31 Aralık 2025, 12:50 PM
Dünyadaki herkese

Gezegenimizde, insanlık tarihinde, 6000 yıllık bir uygarlık tarihi söz konusu. Bugün
aidiyetlerini sürdüren tarihi uygarlık çevreleri de çok uzun bir tarihe sahipler. İslamiyet, Batı
uygarlıkları, Çin… Peki nedir uygarlık? “Yurttaş” anlamına gelen “civis” kelimesinden
türetilmiş ve “civilization” şeklini almış bir sözcük bu. 1732’de Fransa’da henüz bir hukuk
terimi ve ceza hukuku davasını medeni hukuk davası haline getiren adli bir işlemi ifade
ediyor o dönem.
Aydınlanma döneminin yarattığı iklim bu kelimenin yeni anlamını da beraberinde getiriyor.
“Uygarlık” kelimesini imal etmek, icat etmek gerekiyor. Daha doğumundan itibaren dindışı bir
entelektüel, teknik, ahlaki, toplumsal ilerleme ülküsünü ifade eden sözcük, insanoğlu
tarafından çok büyük beklenti taşıyor. Onun yayılışı ölçüsünde savaşlar, kölelik ve sefalet
yok olacak, insanın insana kulluğu son bulacaktır diye düşünülüyor.
Marcel Mauss bakın ne güzel tanımlıyor onu: İnsanlığın tüm kazanımlarıdır uygarlık.
Beklenti karşılanıyor mu, esas soru bu?
İnsanlık kazanımlarını tamamlamayı tercih ediyor mu?
Tasavvuf edebiyatının başlangıç nedenlerine baktığımızda Moğol istilasına uğrayan
Selçukluların, devlet otoritesinin ortadan kalkması sonucu manevi otorite arayışına tanık
oluruz. Günümüz insanına baktığımızda da- çok çeşitlendirebileceğimiz nedenlerle- manevi
bir arayışın özellikle böyle zamanlarda ön plana çıktığını görürüz. Uygarlaşamayan insanların
yarattığı kaosta…
İşte bu arayış içinde kendine yer buldu Alfa- Beta. Doğada yaşayan insanlar mesela. Onlar
Alfa’da yaşayanlar... Rahat, dingin, keyiflidirler. Yaşamsal bir tehlike barındırmaz çünkü
hayatları. Risk azdır, rekabet azdır; düşünce gücünün, mutluluğun ortaya çıkışı kolay ve
fazladır. İnsanlık kazanımlarını tamamlamayı başarmaksa gerçekten uygarlık, belki de en
uygar onlar.
Beta’ da ise günümüz şehir insanını görürüz. Acil durum odaklı, stresli ve acelecidir. Bu, “an”ı
yaşamadığımız, yaşayamadığımız beyin dalgamızdır aslında. Olumsuzluğa fazlasıyla odaklı
olduklarından, her olasılığın içinde negatif senaryolar aramaya devam ettirir kişiyi. Kişi kişiyi
doğurur sonuçta ve söz edilemez olur uygar davranıştan, kazanım çokluğundan.
Peki, hiç mi şansımız yoktur bunlar arasında bir geçişe? Elbette bunu sağlamanın yolları
mevcut. Mesela çocuklarla oynarken bir anda Alfa oluveririz. Biz öğretmenler ne de şanslıyız
böyle düşününce. Ancak bu deneyimin sayısını artırmak gerekiyor mutluluk için, huzur için.
Beta’dan çıkmak gerekiyor arada da olsa. Bunu sağlamak için doğaya koşmak gerekiyor.
Küçük planlarla kısa mutluluklar yerine, büyük planlarla sürekli savunma geliştirmek zorunda
kalmadan ulaşacağımız uzun mutluluklar vardır belki bizleri bekleyen, ne dersiniz?

[ Değiştirildi: Pazartesi, 5 Ocak 2026, 12:59 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Yapay Zeka Eğitiminde Ücretsiz Kaynaklar: 

Uluslararası ve Türkiye Perspektifi

Yapay zeka teknolojileri hızla gelişmekte, eğitim dünyası da bu dönüşümün önemli bir parçası haline gelmektedir. Günümüzde öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar, yapay zeka araçlarını öğrenme süreçlerine entegre etmek; etik, sosyal ve teknik boyutlarını anlamak için açık erişimli kaynaklara yönelmektedir. Bu makalede, hem yurtdışında yaygın olarak kullanılan ücretsiz yapay zeka eğitimleri hem de Türkiye’de erişilebilir ve ücretsiz olan seçenekler bir araya getirilerek, eğitim dünyasına katkı verecek bir perspektif sağlanmaktadır.

 

Uluslararası Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Uluslararası platformlarda ücretsiz sunulan yapay zeka eğitimleri, hem teknik hem de kavramsal düzeylerde geniş içeriklerle dikkat çeker. Örneğin University of Helsinki ile MinnaLearn iş birliğiyle sunulan Elements of AI kursu, katılımcılara yapay zekânın temel kavramlarını, makine öğrenmesini ve etik boyutlarını anlaşılır bir dille aktarmaktadır. Google’ın kısa süreli modülleri Intro to Generative AI ve Machine Learning Crash Course ise sırasıyla üretken yapay zekanın temellerini ve makine öğrenmesinde algoritmaları uygulamalı biçimde öğretmektedir. MIT OpenCourseWare, üniversite düzeyinde derin içerikler sunarak algoritmalar ve yapay zekânın felsefi boyutlarına değinirken, Coursera üzerindeki DeepLearning.AI dersleri büyük dil modelleri ve prompt mühendisliği üzerine odaklanmaktadır. AI4All’ın AI Literacy Course programı ise etik, toplumsal etkiler ve yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmeye yöneliktir.

 

Türkiye’deki Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Türkiye’de kamu kurumları, üniversiteler ve ulusal programlar aracılığıyla birçok ücretsiz yapay zeka eğitimi sunulmaktadır. BTK Akademi, bu alandaki en yaygın kaynaklardan biri olup Yapay Zeka ve Algoritmalarına Giriş, Üretken Yapay Zeka, Yapay Zeka Etik ve Yapay Zeka ile Yazılım Geliştirme gibi kurslarla geniş bir yelpaze sunmaktadır. Gazi Üniversitesi Eğitimde Üretken Yapay Zeka Uygulamaları eğitimi öğretmenlere yönelik hazırlanmış olup pedagojik uygulamalarla desteklenmektedir. TÜBİTAK’ın Bilgem ve BİDEB aracılığıyla düzenlediği programlar araştırmacılara yöneliktir. YÖK’ün Veri Analizi Okulu ise veri bilimi ve yapay zekâ temellerini kapsayan önemli bir giriş niteliği taşır.

 

Ücretsiz yapay zeka eğitimleri, hem ulusal hem de uluslararası ölçekte katılımcılara geniş fırsatlar sunmaktadır. Öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için erişilebilir olan bu kurslar, yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda etik ve toplumsal boyutlarda bilinç geliştirmeyi de hedeflemektedir. Türkiye’de BTK Akademi, TÜBİTAK ve üniversiteler tarafından sağlanan ücretsiz eğitimler, yerel bağlamda değerli bir katkı sunarken, uluslararası programlar da global standartlara erişimi mümkün kılmaktadır.

 

Başlıca Ücretsiz Yapay Zeka Eğitimleri

 

Eğitim Adı

 

Platform / Kurum

 

Odak / İçerik

 

Hedef Kitle

 

Elements of AI

 

University of Helsinki & MinnaLearn

 

YZ temelleri, ML, etik

 

Genel katılımcılar

 

Intro to Generative AI

 

Google Cloud

 

Üretken YZ temelleri

 

Başlangıç seviyesi

 

Machine Learning Crash Course

 

Google Developers

 

ML algoritmaları, uygulamalar

 

Üniversite öğrencileri

 

DeepLearning.AI (audit)

 

Coursera

 

Dil modelleri, prompt mühendisliği

 

Teknik bilgi sahipleri

 

MIT AI Dersleri

 

MIT OCW

 

Algoritmalar, öğrenme modelleri

 

Üniversite seviyesi

 

AI Literacy Course

 

AI4All

 

YZ okuryazarlığı, etik

 

Lise & üniversite öğrencileri

 

Yapay Zeka ve Algoritmalarına Giriş

 

BTK Akademi

 

Temel YZ kavramları

 

Yeni başlayanlar

 

Üretken Yapay Zekâya Giriş

 

BTK Akademi

 

Metin / görsel üretim

 

Orta seviye kullanıcılar

 

Yapay Zeka Etik

 

BTK Akademi

 

Etik ve sorumlu kullanım

 

Genel katılımcılar

 

Yapay Zeka ile Yazılım Geliştirme

 

BTK Akademi

 

YZ + yazılım entegrasyonu

 

Yazılımcılar

 

Yapay Zeka Araçları Kullanımı

 

BTK Akademi

 

Metin/görsel/ses üretim araçları

 

Proje geliştirenler

 

Eğitimde Üretken YZ Uygulamaları

 

Gazi Üniversitesi

 

YZ araçlarıyla pedagojik uygulamalar

 

Öğretmenler

 

Veri Analizi Okulu

 

YÖK

 

Veri analizi, istatistik, YZ

 

Üniversite öğrencileri

 

İşletmelerde Yapay Zeka

 

TÜBİTAK BİDEB

 

YZ’nın iş dünyasındaki rolü

 

Araştırmacılar & lisansüstü

 

 

Kaynakça

 

·       University of Helsinki - Elements of AI: https://www.elementsofai.com

·       Google Cloud Skills Boost - Intro to Generative AI: https://cloudskillsboost.google

·       Google Developers - Machine Learning Crash Course: https://developers.google.com/machine-learning/crash-course

·       Coursera - DeepLearning.AI Courses: https://www.coursera.org/deeplearningai

·       MIT OpenCourseWare - Artificial Intelligence: https://ocw.mit.edu

·       AI4All - AI Literacy: https://ai-4-all.org

·       BTK Akademi: https://btkakademi.gov.tr

·       TÜBİTAK BİLGEM: https://bilgem.tubitak.gov.tr

·       YÖK Veri Analizi Okulu: https://www.yok.gov.tr

·       Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi: https://gazi.edu.tr

 

[ Değiştirildi: Pazartesi, 5 Ocak 2026, 1:00 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Yapay Zeka  destekli eğitim, öğrenme ve öğretme süreçlerini iyileştirmek, kişiselleştirmek ve verimli hale getirmek için yapay zeka teknolojilerinin kullanılmasıdır. Ancak PYP (İlk Yıllar Programı) için yapay zeka sadece teknoloji kullanmaktan öte; sorgulama temelli öğrenmeyi derinleştiren, kavramsal anlayışı güçlendiren ve öğrenen profilini destekleyen araçlar ve stratejiler sunmak demektir.

Bu yaklaşım, öğretmenlerin rolünü kökten değiştiriyor.

1. Öğretmenin Yeni Rolü: Rehber ve Mentor

Yapay zeka, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını ve sorgulama hızlarını analiz ederek öğretmene her öğrenci için özel öğrenme yolları ve kaynaklar belirlemesinde destek olur. Bu sayede öğretmenler, değerlendirme ve içerik bulma gibi rutin görevlerden kurtularak daha yaratıcı bir rehber ve mentor rolüne geçer.

Yapay zekanın  sağladığı anlık veri ve kişiselleştirilmiş geri bildirimler, öğretmenlerin odak noktasını idari işlerden alıp, derin düşünmeyi teşvik eden pedagojik liderliğe taşır.

2. Yapay Zeka Destekli PYP Etkinlik Örnekleri

Yapay zeka araçları, soyut PYP kavramlarını somutlaştırmak ve öğrencileri sorumlu eyleme geçirmek için güçlü bir potansiyel sunar. Sınıf seviyeleri düzeyinde ve temalarada yapılan çalışmaların örneklerini bir inceleyelim.

1. Sınıflar Düzeyi

Tema: Bulunduğumuz Zaman ve Mekan (Kavramlar: Değişim, Bağlantı)

Araç: AutoDraw ile Yapay Zeka Destekli Çizim

  • Etkinlik: Öğrenciler geçmişteki bir sanat eserinin (örneğin, ilk fotoğraf makinesi) kabataslak çizimini yaparlar. AutoDraw, öğrencinin özensiz çizimini anında tanıyıp mükemmel bir şekle dönüştürerek, bugünün (modern kamera/telefon) çizimlerini yanına ekler.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu görsel karşılaştırma, Değişim ve Bağlantı kavramlarını somutlaştırır ve öğrencileri doğrudan kavramsal sorgulamaya yönlendirir.

Tema: Gezegeni Paylaşma (Kavramlar: Bağlantı, Nedensellik)

Araç: Seek by iNaturalist ile Doğa ile Tanışma

  • Etkinlik: Öğrenciler okul bahçesinde gördükleri bir bitkinin fotoğrafını çeker. Yapay zeka, anında o canlının adını ve bilgisini verir.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu anlık tanıma özelliği sayesinde, soyut olan Bağlantı ve Nedensellik kavramları somutlaşır. Öğretmen, bu bilgiyi kullanarak öğrencilere "Bu canlıyı koruma seçimimiz, doğal yaşamı nasıl etkiler?" diye sorar ve 6-7 yaşındaki çocukların sorumlu eyleme geçişini sağlar.

2. Sınıflar Düzeyi

Tema: Kendimizi İfade Etme Yollarımız (Kavramlar: Bakış Açısı, Biçim, Sorumluluk)

Araç: Quick Draw ile Yapay Zeka Desteği

  • Etkinlik: Öğrencinin çizdiği beden dili biçimi (Örn: Çapraz kollar) yapay zeka tarafından hızla tanınır.

  • Kavramsal Sorgulama: Bu anlık geri bildirim, öğrencilerin kendi Bakış Açısı ile dış dünyadan gelen algı arasındaki Sorumluluğu sorgulamasını sağlar: "Benim kızgınlık Biçimim, yapay zeka ve diğer insanlar tarafından aynı mı anlaşılıyor?" Bu keşif, onları kendi ifade biçimlerini daha dikkatli kullanmaya ve iletişim sorumluluğunu fark etmeye yönlendirir.

Araç: Adobe Character Animator ile Animasyon Oluşturma

  • Etkinlik: Öğrenciler mimiklerini ve seslerini kullanarak duygularını anlatan kısa bir animasyon oluşturur. YZ, öğrencinin mimiklerini gerçek zamanlı olarak seçtiği sanal karaktere yansıtır.

  • Kavramsal Sorgulama: Öğrenciler, kendi yüz ifadelerinin dijital bir karaktere anında nasıl Biçim verdiğini görerek, duygularını ifade etme gücünü somut bir şekilde deneyimler. Bu süreç, ifadelerinin başkaları üzerindeki Etkisini ve iletişim Sorumluluğunu fark etmelerine yardımcı olur.

3. Sınıflar Düzeyi 

Tema: Kendimizi Düzenleme Biçimimiz(Kavramlar: İşlev, Sorumluluk, Nedensellik)

Araç: Canva Magic Studio (Metinden Görsele) & Kontrollü Chatbot

  • Bilgi Toplama: Öğrenciler, kontrollü bir Chatbot arayüzü kullanarak seçtikleri bir kurumun (Örn: Okul/Belediye) temel işlevleri ve çevre üzerindeki nedensel etkileri hakkında bilgi edinir.

  • Görselleştirme: Edindikleri bilgileri kullanarak Canva Magic Studio'nun Metinden Görsele özelliğine geçerler. Kurumun sorumlu ve sorumsuz davranışlarının sonuçlarını anlatan zıt komutlar girerler (Örn: "Kirli nehir" ve "Temiz su kullanan mutlu şehir").

  • Sorgulama ve Eylem: Yapay Zeka'nın ürettiği iki çarpıcı görseli yan yana kıyaslayarak , kurumun İşlev ve Sorumluluk kavramlarının toplumsal yaşantı üzerindeki etkisini somut bir ürünle (Afiş) sergileme eylemine geçerler.

Tema 2: Dünyanın İşleyişi(Kavramlar: Bağlantı, İşlev, Nedensellik

Araç: Canva Magic Studio (Metinden Görsele)

  1. Görsel Üretimi: Öğrenciler, Canva Magic Studio'nun Metinden Görsele özelliğini kullanarak doğadaki döngü aşamalarını (Örn: Karbon döngüsü, su döngüsü) anlatan detaylı ve açıklayıcı görseller üretirler.

  2. Kavramsal Somutlaştırma: Yapay zeka, karmaşık bilimsel veriyi basit, estetik ve görsel olarak anlaşılır bir biçime dönüştürür.

  3. Eylem: Öğrenciler, bu yapay zeka destekli görsel döngüleri bir araya getirerek, eğitim ve sunum materyali olarak kullanma eylemine geçerler (sınıf panosu veya arkadaşlarıyla paylaşım).

4. Sınıflar Düzeyi

Tema: Kim Olduğumuz (Kavramlar: Biçim, İşlev, Nedensellik)

Araç: Canva Magic ile Kodlama (Bilgi Kartı Hazırlama)

  1. Sorgulama ve Özetleme: Öğrenciler, Canva Magic gibi yapay zeka destekli araçları kullanarak hakların türleri, yapısı ve haklarını kullanan bireyin çevresine etkilerini yansıtan bir "Bilgi Kartı" hazırlarlar.

  2. Kavramsal Analiz: Hazırlanan bu kartlarda her öğrenci:

  3. Bir hakkın biçimini tanımlar.

  4. O hakkın işlevini açıklar.

  5. Bu hakkı sorumlu şekilde kullanmanın çevrede nasıl bir sonuç (neden–sonuç ilişkisi) oluşturduğunu örnekle gösterir.

Sonuç olarak: Yapay zeka destekli araçlar, PYP eğitim felsefesiyle birleştiğinde, öğretmenleri idari yüklerden kurtarıp öğrencileri derin, kavramsal sorgulamaya ve sorumlu eyleme geçmeye teşvik eden kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunar. Bu, geleceğin küresel vatandaşlarını yetiştirme vizyonu için kritik bir adımdır.

[ Değiştirildi: Pazartesi, 22 Aralık 2025, 2:54 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Google Workspace Studio — Yapay Zekâ ile Ofis Otomasyonu Başladı

Google, kullanıcıların kod bilgisi gerekmeden dakikalar içinde yapay zekâ ajanları oluşturmasına olanak tanıyan “Google Workspace Studio”’yu resmen kullanıma sundu.

Bu yeni araç, Gemini 3’ün çok modlu anlayış yeteneklerinden yararlanıyor; Gmail, Drive, Chat ve diğer Workspace uygulamalarıyla tam entegrasyon sayesinde günlük ofis görevlerinden karmaşık iş akışlarına kadar pek çok süreci otomatikleştirmeye imkân veriyor.

Örneğin, Gmail’de çalışan bir ajan, arama yanıtlamadan takvim planlamaya veya dosya düzenlemeye kadar görevleri yerine getirebilir bu da özellikle zaman alan idari işler ve rutin görevleri büyük ölçüde azaltmayı hedefliyor.

Google böylece yalnızca üretkenlik araçlarını değil, yapay zekâ destekli otomasyonu da herkes için erişilebilir hâle getiriyor; firmalar ya da okullar için dönüşüm potansiyeli yüksek bu adım, modern çalışma ve eğitim ortamlarının kitlesel yeniden şekillenmesinin işareti sayılabilir. 

 

kaynakça :

https://timesofindia.indiatimes.com/technology/tech-news/google-introduces-workspace-studio-brings-ai-agents-to-gmail-drive-and-chat/articleshow/125759879.cms?utm_source=chatgpt.com

[ Değiştirildi: Cuma, 5 Aralık 2025, 4:06 PM ]
 
Dünyadaki herkese

Eski Yunan’dan başlayalım yazımıza, eskiyi severiz. Sımsıkı sarılıyız köklerimize. Açıktır
nedeni: Yenilik korkutur, risktir yeni, değişimdir. Oysa eski öyle mi? Mis gibi bilindik, sımsıcak
tanıdık melodilerle sarmalanmış… Sıkıca sarar sarmalar bizi. Tam saramasa bile, bizi hiç
saramayacak olandan iyidir. Çünkü yeninin eskimiz kadar olamama ihtimali de durur cepte
bir ihtimal olarak. Ve bunu kucaklamak, gelecek olana meydan okumak, o kadar kolay
değildir. Belki de hiç değildir. Kolay olmak da nedir ayrıca, nerede vardır? Kim kaybetmiştir ki
biz bulacağızdır?
Herakleitos, eşitliğe ve dolayısıyla demokrasiye inanmayan bir düşünürdü. Ona göre halk,
anlayışsız ve her şeyin dış görünüşüne inanan bir yığından ibaretti. Buna göre yönetim, eşit
kabul edilen vatandaşa bırakılmaması gereken ciddi bir işti. Bu önemli görev, seçkin(elit) bir
azınlığın hakkı olmalıydı.
Günümüzde söz sahibi olan siyasi anlayışlar da değişerek ve belki de gelişerek oluşmuştur.
Elbette oluşumlarında eski Yunan düşünürlerinin ve demokrasi eleştirilerinin payını
görmezden gelemeyiz. 19.yüzyılda önce Hegel’in ortaya koyduğu ardından Marks’ın
geliştirdiği diyalektik yönteminin kökleri de Herakleitos düşüncesinden evrilmiştir aslında.
Buna göre evren sürekli bir oluş, bir süreçtir. Evrende zıtlıklar sürekli olarak çatışır, birbirini
izler. Sıcak soğuk olur, soğuk da sıcak… Yaş kuru olur, kuru da yaş... “Aynı nehirde iki kere
yıkanılmaz.” der Herakleitos. Neden mi? Çünkü sular da değişir; akar, gider. Bugünkü nehir
artık dünkü nehir değildir. O su başka su ile yer değiştirmiş, ‘başka’ olmuştur. Görüntünün
aynı olması, içinin aynı kaldığını ne kadar doğrular? Görünen dünkünün aynıdır ama sadece
görünüşte dünküne benzer.
Kendimize çevirdiğimizde aynayı, ki oldukça zordur, hangimiz aynı kaldığımızı düşünüyoruz
bugün? Mesela şunu görebiliriz: Doğadaki diğer canlılara göre daha korunaksız ve aciz bir
durumda olan insan, türünü devam ettirebilmek için topluluk halinde yaşamak ve
yardımlaşmak zorundadır. Toplu yaşama zorunluluğunun farkına varan insanlar, iş bölümüne
dayalı bir sözleşmenin mecburiyetini kavramış ve devlet de aslında bu gereklilikten
doğmuştur. İnsan, değişime mecburdur. Değişmiştir, değişecektir. Belki de buna mahkumdur.
Bazen tek kelime öyle değiştirir ki algımızı; alternatif seçmek/getirmek belki ondan tercihimiz
olur; benim olduğu gibi, tam da şu anda. Bu bile değişime, tercihe açık oluşumuzu
doğrulamaz da ne yapar? Sürekli bir evrilme içinde olan insan, Herakleitos’un dediği gibi bir
yığından ibaret olmadığı da kanıtlamıştır. Çünkü söz konusu yaklaşım insanın doğasına,
sözleşme kuramına aykırıdır. Bunu ilk ifade cesaretinde bulunan sofistler kadar olamasak da
aynı toplum içinde yaşayan insanların bu kadar farklı denklemlerde yer almalarının toplumun
temel yasasına yani sözleşmeye aykırı olduğunu bizler de görebiliyoruz. Ve bu çok değerli ve
doğru bir gözlem ve maalesef… Doğru olan, şu anda algılanan, duyulan, istenen ve
özlenendir. O bile çağa göre değişirken…
Her şey değişir, gelişerek ya da dönüşerek…

[ Değiştirildi: Cuma, 5 Aralık 2025, 3:44 PM ]
 

  
loader image